SON DÜŞ VE SON ŞİİR
CEHENNEMİN
Önceleri hiç farkedilmeyen
Hareketsiz...kıpırtısız...ürpetileri içinde
Treen vagonları agır agır ilerlemekte
Çelik tamponlarının çarpışma sesleri arasında
Yönrelerek bitmeyen sonsuzluga
Bir den bir duraksama...
GelmiÅŸ gibi son istasyona
Ferahlıyorum birden
Tamamen kurtuluyorum
Yaşam denen hastalıktan
Hastalıgımın başıma çökmüş fırtına bulutları
Bir nefesde uçup gitti..kayboldu
Gözlerim açılıp kapanırken
Çaresizlik ve büyük teslimiyetle
Annemi görüyorum
Yatagımın başucunda
Bütün güzelliğiyle
Bana bakmakta
Hiç şaşırmadan
Ben de ona bakıyorum gülerek
Büyük bir özlemle
Onsuzlugun hasretini gideriyorum
Evet...hürüm artık
Ama çariz
İstersem kımıldatabilirim
Gögsüme baglanmış ellerimi
Yine de içimden
Hiç kımıldamak gelmiyor
Bir hışırtı geliyor..duyuluyor
Hafiften hafiften
Rüzgarda hışırdayan servi agaçlari gibi
Ölümümn sesi olmalı
Geniş kırlarda
Kıvrılıp..uzanarak akan
Aslında olamayan
Denizleri arayan ...onlara ulasmaya çalışan
Irmaklar gibi
Bu nafile iç çekişleri...inlemeleri
Ben de takip ediyorum
Her dünyayı terkeden gibi
Hiç degişmeyen..hep aynı kalan
Hatta gün be gün
Daha da uzaklaÅŸan
Daha da uzaklarda yankılanan